Herkesin ilgisini çeken bu konuyu gelin birlikte keşfedelim 😊
İznik’in sularına armağan edilen batık bazilika, yalnızca Sirius merkezli kadim bir sembolizmi taşımakla kalmaz; aynı zamanda eski astrolojik ritüel zamanlamalarının da bir yansımasıdır. Daire ve sekiz kollu yıldız motifi, Sirius’un çift yıldız döngüsü kadar, gezegenlerin sekiz aşamalı ışık kapısı anlayışıyla da ilişkilidir. Bu yapı, gökyüzünün belirli anlarında “aktif” kabul edilen bir kapıya bakacak şekilde güneye hizalanmıştır Sirius’un yönüne.
Aynı kozmik bilincin bir yansıması Mardin’deki kadim Süryani yapılarında da görülür. Özellikle Deyrülzafaran Manastırı, bir Güneş Tapınağı’nın üzerine kuruludur. Güneş’in belirli günlerde alt odanın merkezine tam açıyla düşmesi, tıpkı İznik’teki su yansıması gibi, gökyüzüyle mimarlığın birleştiği bir kapı deneyimi yaratır. Burada kullanılan yönelim; Güneş, Ay ve Sirius üçlemesini içeren kadim “kozmik mühür” geleneğinin doğrudan devamıdır.
Peki Ritüel Zamanlamaları Neye Göre Belirlenirdi?
Eski Hristiyan, Helenistik ve Sümer geleneklerinde ritüel kapıları üç göksel kombinasyona göre açılırdı: Sirius’un Heliyak Doğuşu (28 Temmuz – 4 Ağustos) Kadim dünyada en güçlü “ışık portalı” bu dönemde kabul edilirdi. Sirius, güneş ışınlarının arasından yeniden belirdiğinde:
📌Arınma ritüelleri
📌Yeniden doğuş temaları
📌Kutsal su ritüelleri
📌”Kapı açma” törenleri
yapılırdı.
İznik bazilikasının suya yerleştirilme nedeni de tam olarak buradadır: Sirius’un ışığı, göl yüzeyine en belirgin şekilde hel yak doğuş dönemlerinde düşer.
Güneş–Sirius Kavuşumu (her yıl 4–7 Temmuz)
Hermetik gelenek bu günü “Tanrısal Zeka Kapısı” olarak adlandırırdı.
Bu kavuşum döneminde:
📌Bilgelik,
📌Gizli bilgilerin açılması,
📌Rahiplerin inisiyasyon törenleri gerçekleştirilirdi.
Su, kavuşumun ışığını yansıtan “doğal bir mühür” olduğu için bu tür yapılar özellikle su kenarına yapılırdı.
Dolunaylar ve Sekiz Aşamalı Kapı (8 Kollu Yıldızın Göksel Karşılığı) Sekiz kollu yıldız aslında Ay’ın sekiz fazının sembolik karşılığıdır.
Her fazda ayrı ritüel yapılırdı:
📌Yeniay: kapı hazırlığı
📌İlkdördün: niyetin şekillenmesi
📌Dolunay: kapının açılması
📌Sondördün: arınma–kapatma
İznik bazilikasında rahiplerin gölün yansımasını kullanarak dolunay ışığıyla su ritüeli yaptığına dair görüşler modern ezoterik yorumlarda güçlü şekilde yer alır.
Gökyüzü Kombinasyonları ve Portal Etkisi Ne Anlama Gelir??
📌Ay–Sirius Kavuşumu
Ay her ay Sirius’un üzerinden geçer ve bu, “küçük kapı” olarak kabul edilirdi.
Bu gecelerde:
📌Suya bakarak dua etmek,
📌Yansıma ritüelleri,
📌Arınma törenleri
yapılırdı.
Konstantin ve Helena’nın “Güneş–Ay–Sirius Mührü” tam da bu astrolojik kavrayıştan gelir. Bu üçlü, yalnızca belli yıllarda belirli bir hizaya gelir ve kutsal mekanlarda oluşur:
📌kapı açma,
📌adak adama,
📌kutsal suya iniş
törenleri yapılırdı.
İznik bazilikasının “saklanmış tapınak” olarak görülmesi de bu hizalanmaların etkisinin korunduğu düşüncesindendir.
İznik Bazilikası Bu Göksel Anlatı İçinde Nasıl Konumlanıyor?
📌Sirius yönüne bakıyor,
📌Sekiz kollu yıldız/sekiz faz döngüsünü işliyor,
📌Su, yansıma, ışık kapısı ritüellerine uygun şekilde tasarlanmış,
📌Güneş–Ay–Sirius üçlüsünün mühür alanlarından biri kabul ediliyor.
Bu nedenle bazilika bir kilise olmaktan öte,
göksel döngülerin aktive ettiği bir portal mimarisi olarak yorumlanır.

