Tutulmalar sıradan bir gökyüzü olayı değildir.
Onlar hayatın hızlandığı, yönün netleştiği, ertelediğin konuların önüne geldiği eşik zamanlardır.
Güneş tutulması başlatır. Yeni bir sayfa açar.
Yeni bir ilişki, yeni bir iş, yeni bir şehir ya da yeni bir bakış açısı. Ama her tutulma aynı şeyi yapar. Seni bir üst bilinç seviyesine taşır.
Tutulma zaman kavramını bozar. Aylar sürecek sandığın şey bir haftada olur. Yıllardır çözemediğin mesele bir cümleyle çözülür ya da kopar.
Bu yüzden tutulma dönemleri ağır hissedilir. Çünkü hayat yön değiştirir.
En önemli nokta şu.
Tutulma seni cezalandırmaz. Seni hizalar.
Bu dönemlerde büyük ego kararları verme. Ultimatom koyma.
Sinirle köprü yakma.
Bir insanın gerçek yüzünü görürsün.
Bir planın aslında sağlam olmadığını anlarsın.
Ya da kendi gücünü sandığından büyük olduğunu fark edersin.
Tutulmalar “joker” etkisi taşır. Hayatında büyük olayları tetikleyebilir. Evlilik, ayrılık, taşınma, terfi, iş değişimi, önemli bir karar, beklenmedik bir yüzleşme.
Çünkü tutulma kaderi hızlandırır. Yıllarca ağır ilerleyen bir konu bir anda netleşir.
Bu dönemlerde şunları unutma:
📌Gelen haberleri hafife alma
📌Duygusal tepkilerden kaçın
📌Büyük kararları hemen verme
📌Programını hafif tut
📌Bedenini zorlamadan ilerle
Tutulma gerçeği açığa çıkarır. Gizli olan görünür olur. Bir insanın gerçek niyetini anlayabilirsin. Bir konunun aslında sandığın gibi olmadığını fark edebilirsin.
Bazen sarsar.
Ama amacı yıkmak değil, hizalamaktır.
Tutulmalar geri dönüşü olmayan kapılar açar.
Eski kapı kapanır çünkü artık bilmediğini biliyorsundur.
Bu yüzden tutulma sonrası aynı yerde kalamazsın.
Eğer bir şey hayatından çıkıyorsa, yer açılıyordur.
Eğer bir şey aniden giriyorsa, zamanıdır.
Hazır hissetmesen bile, hayat seni hazır olduğun yere götürür.
Sonra dönüp bakarsın ve şunu söylersin.
İyi ki…
Sevgiler 😊

